pratik ve kolay tarifi ile sizlere çok özel bir pasta tarifi sunuyoruz. Bisküvili rulo pasta tarifi sizlerin en kolay
Kapalı giyinen hanımlar için D&G imzasıyla ve kalitesiyle 2017 ilkbahar yaz tesettür giyim modası. İslami kadın
Nişan kıyafetlerinde tercih olarak sizlere yepyeni bir trendi sunacağız. Nişan elbise seçimleri kadar kombin yapma
Sadece Kadın Sadece Kadın Sadece Kadın
Bu yazı toplam 3.411 kere okunmuştur

Okulların başlamasıyla birlikte özellikle velilerde, çocuklara yönelik uygulamalarda şekil kazanmaya başlamaktadır. Bu durumda çocukların eğitimlerinde başarılı olabilmesi, dersi sevmeleri ve özelliklede verilen ödevleri yapma konusunda çocuklara ödev eşittir korku yerine ödev yapmayı sevdirme konusunda ele alacağımız makalemizde umuyoruz ki yardımcı olabiliriz. Değerli anne ve babalar, yeni okula başlayan çocuklar için ödev konusunda dikkatli bir şekilde ele alıp değerlendirme ve çocuğa lanse etmek gerekmektedir. Oyun oynamak yerine ödev yapmak hiç kimsenin isteyeceği gibi bir durum değildir. Bu nedenle ödev olayını korkutucu bir nesne olarak çocuklarınıza sunmak yerine alternatif yollarla çocuklarınızı tanıyarak nasıl öğrenemek istediklerine yönelik olarak ödevleri sunmak en mantıklı yollardan sadece birisidir. Kadininevi.com kadın istesi makaleye devam ediyor.

Ödev Korku Nesnesi haline Getirilmemeli!

Ödev çocuk için bir korku nesnesi haline geldiyse çocuk ödevden deokuldan da soğur. Okul günleri aklına geldikçe bile irkilir, o günleri nefretle ve soğuk duygularla hatırlar. Böyle durumlarda çocuğun öğrenmesi de zaten kalıcı olmaz. Ödevi böylesi bir korku aracı haline getirmeme konusunda anne babalar kadar öğretmenler de duyarlı olmalıdır. Verilen ödevler bütünleştirici, konunun anlamına yardımcı, çocuğu sıkmadan merak uyandıracak mahiyette az ama öz olursa çocuk için daha faydalı olacaktır.

Sevgi Bu Çağın Öğretmen Modelinin Olmazsa Olmazı

Bu çağın öğretmen profilini de çizen Tarhan şöyle devam etti: ”Çok başarılı bir öğretmen emekli olurken genç bir meslektaşı kendisine başarısını neye borçlu olduğunu sormuş, başarılı öğretmen şöyle cevap vermiş: öğrencinin başarılı olabilmesi için dersi sevmesi, dersi sevebilmesi için öğretmeni sevmesi, öğretmeni sevebilmesi için de öğretmenin öğrenciyi sevmesi gerekir. Öğrenciyi seversen ona öğretmek daha kolay olur.” Gerçekten de sevginin çocukları etkileyici bir gücü vardır. Bu gücü kullanabilmek için öğrenciye değer vermek gerekir. Öğrenciyi azarlayan, aşağılayan, hata yaptığı zaman yerin dibine batıran, arkadaşları arasında küçük düşüren öğretmen modeli bu çağın modeli değildir.

Ne yazık ki hâlâ öğrencileri aşağılayan, kaba kuvvet uygulayan öğretmenlere rastlayabiliyoruz. Hâlbuki çocukta korku duygusu yerine sevgi duygusunu harekete geçirerek öğretmek çok daha kolaydır. Öğretmen öğrenciye sevgiyle yaklaştığı zaman çocuğun beyni öğrenmeyle ilgili bir mutluluk kimyasalı salgılar ve öğrenme kalıcı hale gelir.
Çocuk Okuldan Geldiğinde Bir Süre Serbest Bırakılmalı

Tarhan eğitim sürecinde ailelerin yaptıkları hatalara ise şöyle değiniyor. “İlk hata çocuk okuldan gelir gelmez onu dersin başına oturmaya zorlamaktır. Dinlenmesi için hiç fırsat vermeden, hemen ödevini yapmaya zorlamak çocuğun ödeve karşı antipati duymasına, kötü duygular beslemesine neden olur. Bazı anneler sanki çocuğun ödevi olduğunu, ders çalışması gerektiğini düşünemezmiş gibi masanın başına oturana kadar çocuğuna sürekli çalışması gerektiğini hatırlatması son derece yanlış bir davranıştır. Çocuk hiç dinlenmeden ödeve başlarsa ödevden de oyundan da bir tat alamaz. Oysaki çocuk okuldan geldikten sonra belli bir süre serbest bırakılsa, rahat bir nefes alsa daha verimli bir çalışma yapacaktır.”dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü.
Anne-Öğretmen ve Çocuk İlişkisi Önemli

“Sürekli ders çalışmasını hatırlatan bir anne varsa, çocuk onu gördüğü zaman sadece ders çalışma zorunluluğunu hatırlar, başka bir şey hatırlamaz. Anneyle çocuğun ilişkisi bozulursa, düzeltmek zor olur; oysa dersteki zayıflık bir şekilde telafi edilir. Onun için anneyle olan ilişkiyi bozmadan ders çalışmayı zevkli hale getirmek gerekir. Aynı şekilde öğretmenle öğrencinin ilişkisi de bozulmadan gidebilmelidir. “
Çocuğun hayatı programlı olmalı

“Çocuğun hayatının programlı olması gerekir. Okuldan sonra belli bir süreyi oyun ve dinlenme ile geçirmeli, ardından ders çalışmalıdır. Aileler de bu saatleri belirleyip çocuğun buna riayet etmesini sağlamalıdır. “
Salt Bilgi Yığını Değil Hayat Becerisi de Öğretilmeli

“Çocuk ders çalışırken ödevin konusunun yanı sıra hayatı, ders çalışma metodunu, disiplinli olmayı, zorluklara dayanmayı öğrenmelidir. Çocuğa güven duygusunun eşlik ettiği bir sorumluluk duygusu kazandırmak gerekir. Aksi halde sadece itaati öğrenir. Aslında çocuk bireysel yaratıcılık, sorun çözme, insanlarla iletişim kurabilme gibi beceriler kazanmalıdır. Sadece kurallara uyan, otoriteye itaat eden bir insan olarak yetişmemelidir. Ancak özgür düşünen, farklı olabilen, sorgulayan, yeteneklerini geliştirebilen çocukların yetiştiği bir toplum gelişebilir. O nedenle ödev salt bir bilgi yığını değil hayat becerisi şeklinde öğretilebilmelidir.”

Sitemizdeki Benzer İçerikler

Ziyaretçi Yorumları

Alttaki formu doldurup yorumunuzu ekleyebilirsiniz




Editör Alanı

Ne Pişirsem Diye Düşünmeyin

Günlük Burçlar

İlginizi Çekebilecek Konular

Muhallebiye olan hayraklıklar bir çok farklı lezzete muhallebi tadı sunmaktadır. Şimdi
Muhallebiye olan hayraklıklar bir çok farklı lezzete muhallebi tadı sunmaktadır. Şimdi

Son Eklenen Videolar

Muhallebiye olan hayraklıklar bir çok farklı lezzete muhallebi tadı sunmaktadır. Şimdi
Muhallebiye olan hayraklıklar bir çok farklı lezzete muhallebi tadı sunmaktadır. Şimdi

Son Yapılan Yorumlar



Tüm Hakları Saklıdır - 2011 - KadininEvi.com - Türkiyenin Kadın Portalı - İletişim Bilgileri : İletişim